Finans
Finans

Dolar değer kaybediyor: Banka krizi ve FED korkusu hızla dağılıyor

Küresel mali piyasalar son günlerde Amerikan bankacılık sistemi özelinde esen sert rüzgârlardan yavaş da olsa kurtulmaya başladı. Her ne kadar konunun temelinde ABD’de faiz oranlarının hızla yükselmesi ve bankaların vadeye kadar tutulacak tahvil portföyünde gizlenen ciddi mânâda zararlar söz konusu olsa da, ABD otoritelerinin attığı radikal nitelikteki adımlar panik havasının hızla dağılmasına neden oldu.

Aslında yaşanan tüm bu gürültü sonrasında piyasaların konsantrasyonu, amiral gemi FED’in bu noktadan sonra rotasını nereye çevireceğine yöneldi. Peşinen söylemeliyim ki, FED’in haftaya sonuçlanacak olağan faiz toplantısında 50 baz puan artırım ihtimali tamamen rafa kalkarken, 25 baz puan artırıma ise bu sabah %80 ihtimal veriliyor. FED’in herhangi bir adım atmaması ise, panik moduna geçtiğini gösterir ki bu da arzu edilen bir durum değil. 25 baz puan artırım ardından FED’in artık duracağı, hatta yılın ikinci yarısında ise faiz indirimine gideceği beklentisi de her geçen gün güç kazanıyor.

Geçen senenin başında faizleri sıfırdan alıp 450 baz puan artışla %4,625 seviyesine getiren FED’i bültenimizde pek çok kez eleştirdik. FED’in yapmış olduğu hamlelerin sonucu görmeden, hastaya antibiyotiği her ay dayamasını geç kalmasına ve panik içinde davranmasına bağladık. Lâkin, enflasyonun ana nedeni talep olmaktan ziyade arz şoku ve küreselleşmede yaşanan sorunlar olması, çözümün de tek başına faiz artırımında olmadığını gösteriyor. Hûlasa, ilacın yan etkilerini geride bıraktığımız hafta SVB’nin bünyesinde patlak verdi!

Amerikan bankacılık krizinin etkisinden piyasalar yavaş da olsa çıkmaya başlanması ve bulaşıcılık etkisinin azlaması ile dün ABD hisse senedi endeksleri geceyi %1,5 civarında artıda tamamlarken, risk iştahının göstergesi konumunda Nasdaq endeksinde yükseliş %2’yi aştı. ABD’de dün açıklanan TÜFE enflasyonunun da beklentiler paralelinde kalması, FED’den haftaya 25 baz puan faiz artırımı beklentisini pekiştirdi.

Faiz görünümüne ilişkin değişiklik nedeniyle, doların piyasa kuru olan DXY son 1 ayın en düşük seviyesine gerilerken, Euro, Sterlin ve altın değer kazandı. ABD tahvil getirilerinde rüzgâr terse dönünce, altının sert hareketinin devam etmesi olası görünüyor. Bu noktada, teknik mânâda yukarıda 1,955 dolar seviyesi karar verici konumda olacaktır. Benzer bir şekilde Bitcoin’in de rügârı arkasına alması durumunda soluğu 28bin dolar seviyesinde alabileceğini düşünüyoruz. Özetlemek gerekirse, doların değer kaybetmeye aday olacağı yeni bir dönemin arefesinde olduğumuzu düşünüyoruz!

Türkiye piyasalarında ise gündemi siyasi konular meşgul ederken, dün Türk mali piyasalarında en ‘canlı’ piyasa olan hisse senetleri günü %2,2 oranında kayıpla tamamladı. Kur ve faiz cephesi sakin kalmaya dün de devam etti. Özellikle, Suudi Arabistan’ın TCMB’ye park ettiği 5 milyar dolar tutarındaki mevduatın hesaplara girmesi ardından, kamunun seçime kadar kuru dar bir bantta tutma isteğinin de başarılı olabileceğini düşünüyoruz. Unutmamak gerekiyor ki, ekonominin durumunu kur üzerinden barometre misali ölçen seçmen ve bu bağlamda güven endeksleri paralellik arz ediyor. Hazır unutmadan, 5 milyar dolar brüt rezervler artsa da, net pozisyon (yükümlülük bacağı nedeniyle) değişmiyor. Haber akışında, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan, dün Washington’da Türk muhatabı Kalın ile yaptığı toplantıda İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine destek istersen, Türkiye’nin Rusya ile Batı arasından da sıkışmaya devam ettiğini görüyoruz.

Bugünün veri gündeminde Türkiye’de bütçe dengesi ve konut satışları; dışarıda ise ABD’de perakende satışlar ile ÜFE enflasyonu takip edilebilir.

iktisatbank.com

Benzer Haberler